Güzel Sözler - En Güzel Sözler
Türkiyenin en orjinal güzel sözler sitesi
Av. Bekir Berk, Kabri Başında Anılacak

Mazlumların avukatı olarak tanınan ve Bediüzzaman Said Nursi’nin de avukatlığı yapan Bekir Berk vefatının 15. yıldönümünde (BUGÜN) sevenleri tarafından kabri başından dualarla anılacak. 14 Haziran 1992’de vefat eden Avukat Bekir Berk, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen bir programla bugün ikindi namazına müteakip, dualarla yad edilecek. Kabri başında gerçekleşecek programa Avukat Bekir Berk’in tüm sevenleri davet edildi. ‘Yıldızlara yürüdü’ sözünün moda olduğu şu günlerde Yavuz Bahadıroğlu’nun dediği gibi ‘yıldızlara değil Hak’ka yürüdü’ Bekir Berk bundan tam 15 yıl önce.
Kimdir Av. Bekir Berk?
Nesil Araştırma MerkeziAvukat Bekir Berk, 1926 yılında Ordu’nun Uzunhisar nahiyesinin Delikkaya köyünde dünyaya geldi. Babası Kafkas asıllı Mustafa Bey, annesi Fatma Hanım’dır. Babasının memuriyeti sebebiyle ilk, orta ve liseyi farklı illerde tamamladı.Bekir Berk, ilkokulu 1938’de bitirdikten sonra Gaziosmanpaşa Ortaokuluna girdi. Ardından 1941 yılında başladığı Kabataş Erkek Lisesi’ni ekonomik sıkıntılar sebebiyle bırakıp, yatılı sınavları kazanarak girdiği Balıkesir Lisesi’ne ikinci sınıftan başladı. Bu yıllar komünizmin gençler üzerinde büyük etki kurduğu yıllardı. Bekir Berk, millî ve manevî değerlere olan bağlılığı sebebiyle dinsizliğe, komünizme karşı aktif bir mücadele içine girdi. Cep harçlıklarını kitaplara, dergilere yatırmaya başlamıştı. Milliyetçi ve muhafazakâr dergilerin abonesi ve gönüllü dağıtıcısı oldu. Çok okuduğu için tartışmalarda üstünlük sağlıyor, sağcıları toparladığı gibi solculardan da pek çok gencin dönüş yapmasına vesile oluyordu. Onun mücadeleci ve lider yapısı, çevresinde kısa zamanda gençlerin toplanmasına vesile oldu. Bu yüzden yatılı okuduğu Balıkesir Lisesi’nden uzaklaştırma cezası aldı ve liseyi İstanbul Kabataş Lisesi’nde tamamladı.Bekir Berk’in liseli yıllarda alevlenen hak mücadelesi, meslek hayatındaki tercihinde de kendini gösterdi. 1945-46 eğitim döneminde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde üniversite öğrenimine başladı.Komünistlere karşı verdiği mücadeleler neticesinde, kısa zamanda milliyetçi üniversite öğrencilerinin lideri ve sözcüsü konumuna geldi. Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) idare heyetine seçildi. Türk Kültür Ocağı, Milliyetçiler Derneği, Türkiye Milliyetçiler Federasyonu başkanlıklarında bulundu. Bir grup arkadaşıyla beraber Komünizme Karşı Mücadele dergisini çıkardı. Çok çeşitli yerlerde komünizm aleyhinde toplantılar düzenledi. Gazete ve dergilere yazılar yazdı.İstanbul Hukuk Fakultesi’ni 1951 yılında tamamlamasının hemen arkasından stajını yapıp 15 Nisan 1952’de İstanbul barosuna girerek avukatlığa başladı.“Ben, hakkını aramaktan âciz Anadolu insanına yardım etmek istiyorum. Avukatlığa Akşehir’de başlayacağım.” diyerek Akşehir’e gitti. Burada maznun ve mazlumların hakkını korumak için davalarına girmeye başladı.Ancak başta Necip Fazıl olmak üzere ileri gelen dostları, İstanbul’a gelmesi için ısrar ettiler. Çünkü İstanbul’da Bekir Berk gibi bir avukata ihtiyaç vardı. Avukat Bekir Berk ısrarlara dayanamadı ve İstanbul’a döndü. Peyami Safa ve Necip Fazıl’ın da avukatlığını yaptı. Bekir Berk kısa zamanda davadan davaya koşmaya, mağdurları savunmak için gecesini gündüzüne katmaya başladı. Kısa zamanda başarılı ve tanınmış bir avukat oldu. “Mazlumların Avukatı” diye anılmaya başladı.Bekir Berk din düşmanlarına karşı mücadelesini sadece avukatlıkla sürdürmedi. “Komünizmle Mücadele” dergisini çıkardı. Milliyetçiler Derneği Başkanlığında bulundu.Bekir Berk 1958 yılında, hayatının akışına yön verecek bir dâvâ ile karşılaştı. Yakından tanıdığı ve aynı zamanda Demokrat Parti milletvekili olan Tahsin Tola, kendisinden Ankara’da, inanç ve düşüncelerini yaymalarından dolayı tutuklanan Nur talebelerinin davasını alması nicasında bulundu. Bu ricayı hemen kabul eden Bekir Berk Ankara’ya gitti ve Nur talebeleriyle görüştü.Bu görüşme sırasında onlara “Sizi bir an önce hapisten çıkarmaya mı çalışayım, yoksa inandığınız davayı mı savunayım?” sorusuna aldığı şu cevap onu derinden etkiledi:“Bizler burada 10 sene yatmaya razıyız. Siz Risale-i Nur’un ulvî davasını müdafaa edin Bekir Bey.”Bu sözleri daha sonraki yıllarda şöyle değerlendirecekti: “Ben nice maznunlar ve tutuklular gördüm. ‘Bekir Bey ! Ne olur bizi bir an önce buradan kurtar!’ derken dizleri tir tir titriyordu.” Bekir Berk’in bu mahkemede yaptığı etkili savunmanın neticesinde mazlumlar beraat ettiler.Bu gelişmenin akabinde Üstad Bediüzzaman’dan gelen görüşme talebi üzerine Isparta’ya gitti. Bu görüşme sırasında Bediüzzaman Hazretlerinin büyük taltif ve takdirlerine mazhar oldu. Bunlardan en manidar olanı “Nurun en büyük kahramanı” ifadesiydi.Bu ziyaret ve görüşmenin ardından Üstad Bediüzzaman’ın hem talebesi, hem de avukatı olan Bekir Berk, Nur dâvâsını kahramanca savunurken, başta Bediüzzaman olmak üzere Nur talebelerinin ve nice mazlumların takdir ve duâlarına mazhar oldu. Bizzat Üstad Hazretlerinin mübarek dilinden “Barekallah, bir kumandan gibisin. Tıpkı Abdurrahman’ım gibisin,” “Ben seni vekil tayin ettim” şeklindeki iltifatlara nail oldu.
Üstad Bediüzzaman, Emirdağ’da boş kâğıtları imzalayıp bazı davalarda kullanması için kendine vekâlet vermişti. Bu durum, vekâletin çok ötesinde bir güven anlamını taşıyordu. Bekir Berk, bu güvenin karşılığını ve bu görevin hakkını layıkıyla yerine getirdi. 1958’den 1972’ye kadarki en buhranlı dönemlerde girdiği mahkemelerden, bini aşkın beraat kararı aldı.
Original post by http://kamer.wordpress.com/2007/06/16/av-bekir-berk-kabri-basinda-anilacak/
Posted in Genel